İran'ın Provokasyonlar Karşısındaki Sessizlik Stratejisi
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Sevan Nişanyan, İran'ın görünürdeki 'pısırık' politikasının aslında bilinçli ve stratejik bir bekleme oyunu olduğunu anlatıyor. İran yönetiminin, savaşın kaçınılmazlığını görerek ciddi hazırlıklar yaptığını, ancak İsrail ve ABD'nin yoğun provokasyonlarına (örneğin Cumhurbaşkanı, başkomutan veya diplomatik misafirlerin öldürülmesi gibi normalde savaş sebebi sayılacak eylemler) 'büyük bir olgunlukla' karşılık vermekten kaçındığını belirtiyor. Bu çekimserliğin temel nedeni, İran'ın henüz kendini savaşa yeterince hazır hissetmemesi ve en büyük güvencesi olan Rusya'nın askeri desteğinin şu anda garanti olmamasıdır; Rusya'nın ancak İran yenilgiye yüz tutarsa müdahale etmek zorunda kalacağı öngörülüyor. Ayrıca, İran'ın savaşa güvenle girebilmesinin tek yolunun Suudi Arabistan'la uzlaşmak olduğu, ancak bunun da henüz ufukta görünmediği ifade ediliyor. Nişanyan, aynı temkinli politikayı Rusya'nın da izlediğini ve her iki ülkenin de savaşa hazırlanmak için zaman kazanmaya çalıştığını, '3 ay geciktirirse 3 ay kardır' mantığıyla hareket ettiklerini söyleyerek bu durumu mantıklı buluyor.