create notifications

Diktatörlük Kavramının Tarihsel Dönüşümü

avatar

Sevan Nisanyan

@NisanyanS • 63K abone

6 görüntülenme 1 Yıl önce Yapay zeka özeti

Sevan Nişanyan, bir devletin çöküşünden sonra yeni bir düzen kurmak için dikta yönetiminin neden kaçınılmaz görüldüğünü anlatıyor. Osmanlı’nın yıkılmasıyla mülkiyet, hukuk ve devlet otoritesinin yok olduğunu, bu boşluğu dolduracak radikal adımların ancak bir diktatörlükle atılabileceğini; halkın gelenek, alışkanlık ve itirazlarının bastırılması gerektiğini belirtiyor. Mustafa Kemal Paşa’nın kurduğu rejimin bu bağlamda değerlendirilmesi gerektiğini ve dönemin aklı başında insanlarının bunu doğal karşıladığını söylüyor. Ardından diktatörlük kavramının tarihsel dönüşümüne dikkat çekiyor: Başlangıçta geçici bir sıkıyönetim anlamına gelen terimin, Mussolini’nin Sovyetler’deki uygulamayı sahiplenmesiyle popülerleştiğini; Batı’nın önce Mussolini’yi alkışladığını, sonra Hitler’le ittifakıyla birlikte propaganda savaşına girdiğini aktarıyor. İkinci Dünya Savaşı sonrası ABD’nin egemen olduğu düzende ise “diktatörlük” sözcüğünün bir hakarete dönüştüğünü, tek meşru modelin yabancı müdahaleye açık, çok partili demokrasi sayıldığını ve bu modele uymayan tüm rejimlerin “diktatörlük” diye damgalandığını vurguluyor.