Anadolu'nun Ortaçağ nüfusu
Sevan Nisanyan
@NisanyanS • 63K abone
Sevan Nişanyan, Anadolu'nun Orta Çağ nüfusu ve şehirleşmesi hakkındaki soruyu yanıtlarken, tarihsel süreci altıncı yüzyıldan itibaren bir çöküş dönemi olarak tanımlıyor. Antik çağda Fırat'ın batısında 500'e yakın şehir bulunurken, altıncı yüzyıl ortalarından itibaren nüfus radikal biçimde azalmış, şehirler terk edilmiş ve ekonomi çökmüştür. Bu duraklama 12. yüzyıla kadar sürmüş, asıl toparlanma 1180'lerden sonra başlamıştır. Özellikle 1200'lü yıllarda Anadolu'nun büyük bölümü (Konya, Kayseri, Sivas, Mardin, Antakya gibi merkezler) parlak bir kalkınma yaşamıştır. Bugünkü şehir ve kasabaların çoğu 12-13. yüzyıllarda kurulmuş veya önemsiz köylerken şehir statüsü kazanmıştır. Nişanyan, Türklerin göçebe olarak gelip ülkeyi harap ettiği tezini reddeder; onların yönetici/asker/egemen çete olarak geldiklerini, kısa bir karanlık dönemden sonra ekonomik ve kültürel bir sıçramaya önayak olduklarını savunur. Asıl yıkımın, Osmanlı egemenliği altında, 16. yüzyıldaki zirveden 19. yüzyıl sonundaki Taş Devri'ne dönüşe kadar olan süreçte yaşandığını belirtir. Bu gerilemeyi Türklük veya göçebelikle değil, devlet yapılanmasının ve kurumsal sorunların ülkeyi sömürmesiyle açıklar.