create notifications

Türkiye'nin Parlamenter Gelişiminin Uluslararası Perspektifi

avatar

Sevan Nisanyan

@NisanyanS • 63K abone

5 görüntülenme 6 Yıl önce Yapay zeka özeti

Sevan Nişanyan, Türkiye'deki parlamenter rejime geçiş ve reformların, sanıldığının aksine izole bir süreç olmadığını, 19. yüzyıldan itibaren dünyadaki trendleri çok yakından takip eden bir paralellik taşıdığını vurguluyor. 1871'de Fransa'da Cumhuriyetin yerleşmesi, 1867'de Avusturya-Macaristan'da Meşruti monarşiye geçilmesi ve Mısır'da yasama meclisinin kurulmasını, 1876'da Osmanlı'nın meşrutiyete geçişi izliyor. Rusya'da 1905'te Duma'nın kurulmasını bir sene sonra İran'da (1906), iki sene sonra ise Türkiye'de (1908) Meclis'in kurulması takip ediyor. Bu sadece siyasi rejimle sınırlı değil; kadın haklarından eğitime kadar uzanıyor. Örneğin ilk kız liseleri hem Osmanlı'da hem Fransa'da 1882'de açılıyor; kadınlara oy hakkı ise Batı'daki gelişmelerin hemen ardından 5-10 yıl arayla Türkiye'de uygulanıyor. Ordu, maliye, hukuk, üniversite reformları ve hatta kıyafet modaları da aynı şekilde Batı'dan alınıyor. Bu 'fikir modası'nın Tanzimat'tan (1830'lar) beri sürdüğünü belirten Nişanyan, günümüzdeki 'batıya karşı çıkma' ve 'yerli-milli' söyleminin dahi aslında dünyada olup biten bir trendin yansıması olduğunu ve bu açıdan hiç özgün olmadığını ifade ediyor. Özetle, yazar Türkiye'de yaşanan hiçbir şeyin dünyaya referans vermeden anlaşılamayacağını savunuyor.